Güldem'e

Biz faytona ne zaman bindik, en son ne zaman?  Şapkası sünnet gözleri cennet hocam o zaman...


Yaşlanıyoruz artık, ya da büyüyoruz demeliyim sanırım. Hayat daha gerçekçi ve daha zor. Omuz omuza cüretkarca attığımız kahkahalarımızı, inatçılığımızı ve kendimizden emin umarsızlığımızı özlüyorum. Şimdi de gülümsüyorum, zevk alıyorum bir şeylerden ama büyümenin ekşi tadı sindi mi kalplere bir kere eski gibi kıymeti olmaz. Ben de biliyorum ki beni bekleyen hayat eskimiş, yıllanmış tatlılığı vermeyecek. Gittikçe genişleyen, muhteşemleşen sonsuz evrene karşın git gide küçülen, sıradanlaşan sonlu kalpler taşıyoruz. Ama sonsuzdu sevgi, evren gibi...


Şimdi ikimiz de denize uzak kentlerde belki de en çok tuzlu su kokusunda, ılık meltem esintisinde zihnimize nakşettiğimiz hayatımızın en unutulmaz yıllarını özlüyoruzdur. Sabahları uyanıp da daha güneş en güzel turuncusundayken, hava henüz gözlerden uzak olmanın serinliğindeyken rüyalarımı anlatmak üzere adım attığımda yanımdaydın. Rüyalarımı biliyorsun, düşün bir herkesten mahrem gördüklerimi. Özlemlerimi, anılarımı, en güzel günlerimi karıştırınca sen çıkıyorsun da karşıma; o tozlu rüya sayfalarımı aralayınca yine seni görüyorum ben, gözlerin pür yeşil dinlerken beni. Ve şimdilerde ne zaman rüyaya uyusam hasretimi gideriyorum seninle, o en fazla 7 saniye süren güneşli günlerimde. Ben rüyamda gördüysem, gerçekten çok özlemişimdir. Ama bunun için rüyaya gerek yok gerçekten çok özlüyorum zaten.

Şimdi sen en karasallığında büyümenin, sert esen yakıcı rüzgarlarla başa çıkmaya çalışıyorsundur belki de denizden uzak bir şehirde. Hatırlamanın soğuk, keskin ağırlığı omuzlarında mücadele ediyorsundur rolünü iyi oynayabilmek için. Hepimizin rolleri belliydi zaten. Bir yerlerde yolumuz kesişti. Aynı sahneyi paylaştık, aynı tozu soluduk. Birbirimize dinlettiğimiz şarkılar gibi büyülerdi insanı mutlu kahkahalarımız. Ve belki de sen bu satırlar yazılırken bir yerlerde birileriyle gülüyorsundur yine. Gül zaten. Yeşil gözlerinde bahar çiçekleri açılıyor sen gülünce.


Ve şimdi ben bir türlü konuyu bağlayamamanın verdiği gülünçlükle ne yapsam da doğum gününü kutlasam diyorum (: Bu gün 9 Mayıs. Ve iyi ki varsın canım. Sana iyi ki'li cümleler kurmak için doğum gününü beklemeye gerek yok zaten (:


Biz ne zaman büyüdük, en son ne zaman?


Büyüdük be Löb'm... Arkamızdan atlı kovalıyormuş gibi koşa koşa bitirdik küçüklüğümüzü.
Büyümek güzel şey, farkında olmak bazı şeylerin... Daha çok yaşıyorsun, daha çok hissediyorsun. Yaşadığını hissediyorsun. Ama keşke büyümesek...


Biz hayatı ne zaman sevdik, ne zaman? Çocuktuk sevdalandık hocam, o zaman...

 
Ben yine kulağımda kulaklık, duymanın verdiği coşkuyla dökerken seni parmaklarımdan ekrana, sen... Sen iyi ki varsın. Yeşil sen diye işlendi sözlüğüme mesela. Tanımasam seni eksik kalacaktı (: Bencilimdir ben, hep benim yanımda ol isterim. Hep benim yanımda ol, hep gül, hep yeşil ol (:

Doğum günün kutlu olsun canım.. İyi ki varsın (:
 

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !